25 Mayıs 2008 Pazar
gidiyorum
kurtarın beni!
ağustos ayının beklenmedik bir gününde yağmur yağarda ıslanırım diye yürümek çaresizce, içindekileri anlatabilmek, başın eğik yürürken suyun ezgisine..su taneciklerine basmadan yürüyebilmek ıssız kaldırım taşlarının yalın soğukluğunda bir sıcak sandalye aramak, loş ışıklı hanların kapı camları arkasındaki arayışta bir çift yeşil bakış arayıp gözlerini hiç ayırmamak.. pembe duvarların siyah yüzüne bakarken neden pembeye boyamamışlar diye düşünüp pembe gözlükle bakmak kadifekalenin en güzel yerinden izmirin mavi körfezine..
sonra inip damlacık yokuşunun kaygan asfaltından düşmeme çabasıyla izmirin herhangi bir tahta sahil bankında oturup gökyüzünün bronz akşamını seyretmek..
seni düşleyerek kendimi öldürüyorum kalp sancılarıma ayak basıp yeni bir dünya'ya gidiyorum.
gecenin intiharı
karanlık bir gunde dogdum düşmeden derinlerdeydim, düşmenin kendine has acısını yaşayamadan dipteydim.. yukarıya suruklendim, birden buldum kendimi yıldızlar altında, soguk ve hızlı bir hayat vardı önümde atıldım istemeden içine sürüklendim her an, önüme çıkan her engele çarptım hızla, tutunacak birilerini bulamadım canım daha cok yandı her seferinde yıldızlar izliyordu beni ruzgar kosuyordu benimle etrafa bakıyordum surekli bir ugultu vardı hep anlamsı, agac yaprakları hısırtısı , kusların bagrısları, hayvanlar iniliyordu sanki daha hızlandı bedenim gittikce dönüp duruyordu bir sağa bir sola, bakamaz oldum etrafıma.. dönüyordu sanki başım donuyordu dünya.. tutunmak istedim kac kere yada sıgınmak kuytulara ama yapamadım hep cekti hayat beni icine
dopdolu geciyordu zaman bir an bile dusunecek fırsatım olmuyor surekli cekistiriliyordum bir saga bir sola ve sonunda carpıyordum yine bir taşa, sessiz bir durgunluk sardı bedenimi bir an gözlerimi actım yavasca korkarak etrafıma bakındım tekrar agaclar hısırdıyor kuşlar izliyordu beni yıldızlar korku icinde idi bir ugultu geliyordu kulaklarıma sessiz bir ölüm gibi simdi sona dogru ilerliyordu bedenim , ben istemedim buraya gelmeyi ben istemedim burda dogmayı ama hep hayat surukledi beni taki en basından beri kendimi buldum birden gurultu icinde bedenim ucuyordu sanki bir mutluluk sardı beni vede son bir korku , buldum kendimi cıglıklar icinde birden istemeden , tekrar girdim en derinlere nefesim kesilmişti sanki yıldızlar yoktu artık gokyuzunde tek var olan karanlıktı sadece karanlık...
karanlığın kuytusunda ilerlerken bulutları yarıp*sisdumanlarına nefret duyarcasına yıldızları diledim gökyüzünden son bir kez ay ışığını görmeyi diledim karanlıktan.
yaşamak istemem artık aranızda..
boşluk
ne densiz bir duygu..