25 Mayıs 2008 Pazar

gidiyorum

arkama bakmadan gidiyorum yarı ülyan bir sokakta çıplak ayaklarla, ıslak yaşantımıda suçlu bir bavula tıkıştırıp yüzyılın en büyük cinayetini işliyorum. kendimi öldürüyorum.
kurtarın beni!
ağustos ayının beklenmedik bir gününde yağmur yağarda ıslanırım diye yürümek çaresizce, içindekileri anlatabilmek, başın eğik yürürken suyun ezgisine..su taneciklerine basmadan yürüyebilmek ıssız kaldırım taşlarının yalın soğukluğunda bir sıcak sandalye aramak, loş ışıklı hanların kapı camları arkasındaki arayışta bir çift yeşil bakış arayıp gözlerini hiç ayırmamak.. pembe duvarların siyah yüzüne bakarken neden pembeye boyamamışlar diye düşünüp pembe gözlükle bakmak kadifekalenin en güzel yerinden izmirin mavi körfezine..

sonra inip damlacık yokuşunun kaygan asfaltından düşmeme çabasıyla izmirin herhangi bir tahta sahil bankında oturup gökyüzünün bronz akşamını seyretmek..
seni düşleyerek kendimi öldürüyorum kalp sancılarıma ayak basıp yeni bir dünya'ya gidiyorum.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Kalmalısın, içimde aglayan bir cift göze inat.. kalmalısın git diyenlere inat. Kalmalısın birazda sana uzanan bir cift el hatrına..